Hedefler

Hedef nedir? Hedefin kelime anlamına baktığımızda ilk olarak nişangah vb askeri terimler görüyoruz ama hepimiz biliyoruz ki hedefin esas anlamı, tasarladığımız olmasını istediğimiz iştir. Bu anlamda her insanın değişik hedefleri vardır, küçük büyük veya dünyayı değiştirecek nitelikte..

Neden hedeflerimiz olur? Çünkü bir çok insan hedefsiz yaşayamaz, insanın yaşamına anlam katması gerekir ve anlam da kendiliğinden havadan düşen bir şey değil sonuçta. Neyse herkesin kendi anlam arayışında haliyle yapması gereken işler oluyor. Bunlar mesela bir sınavı kazanmak, bir dil öğrenmek, bir meslek edinmek, evlenmek, bir hayır işinde bulunmak, bir parti organize etmek, sabahları erken kalkmak, kilo vermek gibi envai çeşit işten oluşabilir. Bunlara ulaşmak, bu işleri başarmak bize anlam ve mutluluk verir yada en azından bu yolda bir adım atmamızı sağlar.

Hedeflerimize nasıl erişiriz? İşin zor kısmı da bu zaten : ). Türk milleti olarak her işe bir gazla girip daha sonra çabucak sıkıldığımız genel olarak bilinen bir şey. Bazen yapmak istediğimiz şey bize zor gelir, bazen anlamını yitirir, bazen ilerleme kaydedemediğimizi düşünürüz ve bazen de bu hedefin yaşamımızdaki diğer olgularla bağlantısını yitiririz yani o konudaki vizyonumuzu kaybederiz. Bu durumda yapmamız gereken şey bir şekilde eylemsizliğin çeşitli tuzaklarına düşmemeyi öğrenmektir.

Hangi yöntemleri izleriz? Mesela bize zor gelen birşeyin nasıl yapılacağını bir yerlere not düşeriz, bundan sonra ne zaman daralsak o yazdığımız nota bakarak kendimize olan inancımızı tekrardan kazanırız bir ölçüde. Bu aynı zamanda anlamı kaybettiğimiz zamanlarda da işimize yarar, mesela sigarayı mı bıraktınız? Ama son zamanlarda zorlanıyorsunuz, bırakırken kararlılığınızı yazdığınız bir not varsa ona bakıp, bırakma nedenlerinizi üzerinden geçerek tekrar içinizde aynı gücü bulabilirsiniz.

Benzer şekilde hedefleriniz arasında bir ilişkiler ağı da kurabilirsiniz, bu sayede o anda yaptığınız iş size sıkıcı ve anlamsız gelse de (insan beyninin state ini korumanın bir yolunu bulsak aslında hiç bu problemlerimiz de kalmayacak da neyse 🙂 ), bu kurduğunuz ağa bakıp, aslında büyük resim için ne önemde bir iş yaptığımızı görebiliriz.

İlerlemek nasıl bir histir? İlerlediğinizi görebilmek için hedefinizi küçük ölçülebilen hedefler olarak bölebilirsiniz. Mesela hedefinizde üniversiteye girebilmek var. İstediğiniz bölüm için yapmanız gereken net doğru cevap sayılarını hesapladınız. Bu doğru cevap sayısını ilerleme şeklinde zaman dilimlerine bölerseniz, matematikte iyiye gittikçe kendinizde daha fazla ileri gitme gücü bulursunuz, çünkü ne yapıyorsanız o anda, doğru şeyi yaptığınızı görebiliyorsunuz : ).

Ne olsaydı da bize yardımcı olurdu? İlk olarak annemiz tüm hedeflerimizin farkında olsaydı ve bizi lise ve üniversitedeki gibi sürekli dürtseydi çoğumuzun başka yardıma ihtiyacı olmazdı. Ama herşey de annelere anlatılmıyor sonuçta. O yüzden sizin bu hedefleri gerçekleştirmek istediğinizi bilen arkadaşlarınızın olması, hem danışabileceğiniz insanlar olması hem de kendinizi kanıtlamak zorunda hissetmeniz sayesinde sizi ilerletecektir. Ayrıca yukarıda bahsettiğim gibi hedefleriniz ile ilgili notlar tutabilmek, hedefleri bir hiyerarşi içinde görebilmek de herkesin işine yarardı. Keşke bunları yapabileceğimiz bir yer olsaydı değil mi?

Ayrıca siz neler hissediyorsunuz bu konuda? Hedeflerinize nasıl ulaşıyorsunuz? Ulaşırken hangi yöntemleri kullanıyorsunuz? Bu konuda yorum bırakırsanız sevinirim.

Herkese iyi günler.

Mobil Uygulamalar ve Titanium Gerçeği

Phonegap ile ilgili daha önce bir giriş yazısı yayımlamıştım. O yazımda mobil uygulama geliştirme çatılarının birden fazla mobil platformda iyi sonuçlar verebileceğini ve denemeye değer olduğunu yazmıştım. Açıkçası Phonegap i değil ama Titanium u gerçek bir uygulama ile denedim ve izlenimlerimi sizlerle paylaşmak zorundayım.

  1. Titanium Javascript ile kendi kütüphanelerini kullandırarak size yazılım geliştirtiyor. Bunu da hem Android in hem de IOS un karışık çatılarını ezberlemeyelim diye yapıyorlar. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var ki, Android i de IOS u da böyle güzel ve kullanışlı yapan şey bu karmaşık yazılım çatıları. Yani demek istediğim şey şu ki, bu adamlar keyfiyetten bu çatıları karmaşık hale getirmiyorlar, gereksinimleri karşıladıkları zaman uygulama çatısı kendiliğinden karmaşık bir hale gelmiş oluyor. Ama Titanium burada ne yapıyor, bu adamların özenerek ürettikleri bu karmaşık çatıları, tek bir çatı altına almaya çalışıyorlar, yani denkleme bir problem daha katıyorlar, ve çözümü iyice karmaşıklaştırıyorlar yada tam aksine basitleştirmek için sistemleri budamak zorunda kalıyorlar.
  2. Bu mobil çatı aynı zamanda Java ve Objective-C öğrenmek zorunda kalmayalım diye hazırlanıyor. Diğer yandan burada bizim Javascript kullanmamız gerekiyor. Bu dili bir çok web geliştiricisinin bildiğini düşününce gerçekten mantıklı bir sonuç değil mi? İşte kazın ayağı öyle değil ne yazık ki: Bir çok web geliştiricisi Javascript i sadece basit Jquery metodlarını çağırabilmek için kullanır, yani esasında kullandıkları şey web metodları olan bir C dilidir. Diğer yandan her ne kadar ciddiye alınmasa da Javascript çok ciddi bir dildir. Hatta ana akım olmayı başarmış en yakın Lisp özellikli dildir. Bu da ne demek, öyle herkes Javascript bilmiyor demek(şahsen ben adeta bilmiyorum). Bayağı bir özelliği var demek (ki kötü özellikleri de var ve adeta bunları öğrenmemek gerek, hatta sırf bunun üzerine yazılmış kitaplar bile var.). Dolayısıyla amatör bir şekilde tüm uygulamayı Javascript te yazarsan işlerin çığrından çıkma ihtimali yüksektir. Önce function scope nedir, global namespace nedir bilmek gerekir.
  3. Bu adamlar bu kadar güzel özelliği beleşe veriyorlar biliyor musunuz? E peki nasıl para kazanıyor bu amcalar? Şimdilerde marketplace uygulaması başlattılar. İlk maddede bahsettiğim budanmış sisteme bu sefer o budanan nesneleri satıyorlar. E peki daha önce ne yapıyorlardı? Sonuçta ortada ne olduğu belli olmayan bir uygulama çatısı mevcut. Kullanmak istiyorsan nasıl çalıştığını bilmek zorundasın, e dökümantasyon da olmadığına göre gelip bu amcalardan eğitim alacaksın ve sertifikanla beraber yazılım geliştirmeye devam edeceksin. Yani sonuç, dökümantasyona güvenme! Çünkü adamlar bilerek ve isteyerek çok az dökümantasyon yayınlıyorlar, projeye baslamana yetecek kadar ama biterecek kadar değil!
  4. Hata varsa ne yapacaksınız? Sonuçta bu Titaniumu yazan amcalar da insan ve onlar da hata yapabiliyorlar. Tamam kabul ediyorum google ve apple daki elemanlar da insan onlar da hata yapabilirler. Ama burada dikkat edilmesi gereken elemanların böyle bir durumda tepki hızları olacaktır. Forumlardan siz de görebilirsiniz, bir hata herhangi bir uygulama çatısında kesin olarak belirlendikten ne kadar süre sonra çözülmüş. Titanium forumlarında ise bir ıssızlık, bir umursamama kol geziyor. Projenizde güvendiğiniz çatının hatası yüzünden müşteriye geç kalınca ne demeyi düşünüyorsunuz?
  5. Diğer yandan bu adamlar bu işi bırakırlarsa ne olacak? Bu projeye bundan sonra kim bakacak? Google ve Apple ın daha uzun süreler buralarda olacağı kesin(batacaklarsa veya bırakacaklarsa da çok önceden kokusu çıkar ve siz önleminizi alabilirsiniz) ama ya yarın Apple Titanium u satın alırsa ne yapacaksınız? Siz müşterilerinize destek vermeye devam edeceksiniz ama adamlar çatıya gerekli değişiklikleri yapmayabilirler. Misal Facebook satın aldığı start-up şirketleri kapatıp, elemanlarına şirket bünyesinde görev veriyor. Titanium a da bu olursa ne olacak? Mesela yanlış bilmiyorsam PhoneGap i Adobe satın aldı. Ee ne olacak şimdi? Onlara ne söyleceksiniz bu durumda? Kullandığınız uygulama geliştirme çatısının piyasa desteğinin bittiğini mi söyleceksiniz? Bu projenin kendi evanjelist programcıları var mı? Lisp gibi yıllarca kendi kendini devam ettirebilecek mi?
Sonuç olarak tabii ki ortak bir çatı fikri her zaman mantıklı geliyor, ama teknoloji ve fikir dünyası böyle yürümüyor. Eğer bu adamların taktiği işe yarıyor olsaydı şu anda herkes en fazla C++ ile işini halledebiliyor olacaktı. Monarşi de dünyanın tek yönetim sistemi falan olurdu heralde : ). Böylelikle diyebiliriz ki, Titanium gibi projeler şimdilik daha orta ve küçük ölçekli projelerde tercih edilmeliler, daha ciddi işlerde teknolojinin kendi çatısı kullanılmalı.
Herkese iyi çalışmalar, iyi kodlamalar.

Bedelli askerlik ile ilgili bir kaç söz

Herkese merhaba,

Uzun zamandır yazamıyorum, farkındayım. Ama bunu telafi etmek istiyorum ve edeceğim, bu sebeple başlıyoruz : ).

Geçenlerde burada askere giden arkadaşlarımız için bir kaç tavsiye hazırlamıştım. Bu kadar askerden bahsettiğimize göre, son günlerde tekrar ortaya çıkan “bedelli askerlik” konusu ile ilgili de bir kaç düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bedelli askerlik bildiğiniz gibi normalde milli sorumluluk esasına göre yapılan askerlik hizmetinin, şu an için açıklanmamış olan bir takım koşulları sağlayan kişilerin üzerine bir miktar para ödeyerek yaptıkları kısa askerlik hizmeti olarak bilinmektedir.

Medyada özellikle ordumuza düşman durumdaki bir çok gazetecinin bu tasarıyı desteklediğini görüyoruz. Hatta bunun her ne hikmetse profesyonel orduya geçişi sağlayacağını da belirtiyor gene aynı şahsiyetler iştahla.

Bu tasarının nesini destekliyor insanlar anlayamıyorum. Bedelli askerliğin yaş gibi önemli kriterlerinin oldukça gevşetileceği söyleniyor. 25 yaştan itibaren insanların bu tasarıdan yararlanmaya hakları olacak gibi görünüyor. Bu durumda kendini tehlikeye atmak istemeyen insanların tamamının parayı bastırarak askerlikten yırtmaya çalışacaklarını söyleyebiliriz. Bu durumda sadece parası olmayan gariban halk askerlik yapacak öyle mi? Sadece onlar zor şartlarda vatan savunması yapacaklar, parası olanlar yaşamlarına hiç bir şey olmamış gibi devam edecekler? Şehit haberlerini tvlerde gördüklerinde üzülebilecekler mi? Üzülmüş gibi mi yapacaklar?

Bu tasarı, koşulları genişletilir ve sürekli hale getirilirse milletimizin içinde yine bir ayrılma çizgisi oluşturacaktır. Ve bu çok tehlikeli bir durumdur.

Diğer yandan bu tasarı ordunun profesyonelleştirilmesine ön adım olacakmış. PKK ile mücadelede de profesyonel ordu daha başarılı olurmuş. Bunların hepsinin saçmalık olduğunu biliyorsunuz değil mi? Aynı koordinasyon problemleri, istihbarat eksiklikleri ve ihmaller karşısında oraya Amerikan askerlerini bile koyduğunuzda gene aynı zaiyatı verirsiniz. Hatta daha çok bile verirsiniz çünkü kamuoyunda bunu pek umursayan kalmaz… Terörle mücadelede son zamanlarda yaşadığımız başarısızlıkların esasen siyasi başarısızlık olduğunun farkında olmamız gerekiyor.

Diğer yandan profesyonel ordu ne işe yarar? Profesyonel ordu milli orduluktan çıkar ve bir paralı asker ordusuna döner. Bizans’ın da son dönemlerinde Cenevizli ve Venedikli paralı askerleri vardı ama bir işe yaradı mı? Gördüğünüz gibi profesyonel ordu, milli ordu olmadığından bir mal gibi alınıp satılabilir. Bu sayede bir bakmışız profesyonel ordu bir Bağdat’ta bir Kosova’da bir bakmışız küresel sermayenin görev yapmasını istediği herhangi bir yerde.

al sana profesyonel asker

Son olarak kimse unutmasın ki Türk Ordusu yaklaşık 250 senedir sadece vatan savunması yapmıştır. Vatan savunması ise vatanın evlatları tarafından yapılır, ancak böyle başarıya ulaşılır. Profesyonel ordu ise işler sıkıştığı anda ortadan kaybolur, çünkü onların yaptığı iştir, kim yaptığı iş uğruna olur ki feda?

Herkese iyi günler.