2015’te neler oldu?

Merhabalar,

En son yıl sonu değerlendirme yazısını 2013 için yazmışım, 2014’ü atlamışız : ). Bir önceki yazımda Dublin’e taşındığımı ve yeni bir işe başladığımı aktarmıştım ama sonraki yazıyı bir türlü yazamadım. Ocak ayına kısmetmiş. Bu sefer madde madde değil parça parça 2015’te benim için gerçekleşen önemli olaylardan bahsetmek istiyorum.

Not: Aşağıdaki olaylar tamamen benim için önemlidir, bu sebeple sürekli “benim için” pekiştirmesini kullanmayacağım.

Dublin! ve Expat yaşamı

Dublin

Bu yılın en önemli olayı kuşkusuz yurt dışına taşınmam oldu. 3.5 senedir Monitise(eski Pozitron:p)’da çalışıyordum ve uzun zamandır aklımda olan yurt dışı deneyimini gerçekleştirmek için harekete geçmeye karar verdim. İş arayışım tam 1 sene sürdü, bu arada kız arkadaşımı da yurt dışında yaşamaya ikna ettim, iş yerinde terfi aldım, Türkiye diktatörlüğe döndü vesaire. Genel olarak yazılım teknolojilerinde çalışan insanlar olarak çok şanslıyız çünkü bu meslek ve endüstri, dünyadaki en geçerli alanlardan birisi şu an için. Bu sayede Cape Town’dan Amsterdam’a ve Berlin’e kadar değişik şehirleri “On-site Interview” ayağına görme fırsatı edindim. Neyse sonunda kapağı Dublin’e attım, şu an için gerçekten çok mutluyum, insan Beşiktaş Maslak minibüsüne binmediği her gün için ayrı bir şükrediyor ve kendisini insan gibi hissediyor. Diğer yandan hiç hali hazırda arkadaşınızın yada akrabanızın olmadığı bir şehre taşınmak da oldukça zorlu bir süreç(muhteşem bir yalnızlık be – Berlin’e gidenler bilmez:p ). Sanırım hem expat yaşamı hem de  Dublin ile ilgili daha uzun bir yazı yazmam gerekecek ileride.

TripAdvisor

TripAdvisor

E tabii Dublin’de ne iş yapıyorum değil mi? Daha önce DevOps olarak çalışacağımdan bahsetmiştim. Bu mesleği yaptığım yer de TripAdvisor şu anda. Hani, Booking.com’dan bir otele karar verirsin, gerçekten iyi mi kötü mü karar vermek için yeşil renkli başka bir siteye girersin ya, işte orada çalışıyorum. : ) Ayıptır söylemesi, son gezimizde hakkında hiç bilmediğimiz 5 şehir gezdik ve TripAdvisor’daki içerik sayesinde nerelere gideceğimizi vs her şeyi kolaylıkla öğrendik. Neyse, şu anda Dublin’de bir katlık geniş bir ofisimiz var ve hala boş masaların hepsini dolduramadık : ).

Londra

E tabii tüm bu değişikliklerin bir de “kız arkadaş” tarafı var. 3 senedir her şeyden çok sevdiğim birisiyle beraberim. Yurt dışında yaşama fikrine de aslen beraber karar verdik ve en çok yaşamak istediğimiz şehir de Londra’ydı. Sonuç olarak kız arkadaşım artık Londra’da yüksek öğrenim görüyor ve ben de ayda bir bu dünyanın en klas şehrini 2-3 günlüğüne de olsa istediğim gibi aylak aylak gezebiliyorum. He, evet, ben Londra’da iş bulamadım gençler, kısmet! (çalışma vizesi kasıyor ufak şirketleri, Google ve Facebook interviewları da çalışmama rağmen çok zordu:) )

Türkiye

E tabii ki, her gidişin bir sebebi olmalı. Bu sene Türkiye için resmen felaketti. Aklıma gelen her konu daha kötüye gitti. Ne yazık ki bu ülkede ve özellikle İstanbul’da yaşamak insanın ruh sağlığına ciddi anlamda zarar veriyor artık. Yurt dışına taşındığım tarih Güneydoğu’daki olayların başlangıç tarihlerine yakın olunca ne yazık ki bazı arkadaşlarım “tam zamanında ayrılıyorsun ülkeden” manasında yorumlarda bulundular. Oysa ki haziranda bir ümitlenme yaşamıştık ama, o adam izin vermediği ve biz de geri zekalı olduğumuz için, şu anda Türkiye’de bir sonraki ay ne olacağını tahmin bile edemediğimiz bir süreç içinde insanlar yaşamaya çalışıyor ve düzenli olarak da canlarını veriyorlar.

Girişim

SporApp

2 sene önceki yazımda kısaca Sporapp.com’dan bahsetmiştim. 4 arkadaş beraber başladığımız ve teknik olarak belirli şeyleri başardığımız bir proje oldu. Açıkçası beklediğimden de fazla talep gördüğünü söyleyebilirim. Ne yazık ki 2014-2015 sırasında hem Türkiye’ye hem de girişimciliğe olan inancımı büyük ölçüde yitirdim(diktatörlükte şirket kurmak cesaret isteyen bir çalışmadır). Askerden döndüğüm 2011 yazından beri girişim yoldaşım Fatihle internet girişimleri üzerine uğraşıyorduk. 2014’te Sporapp.com için şirketimizi bile kurduk bu yukarıda bahsettiğim 4 arkadaş olarak. Webrazzi’de şöyle bir incelemesi çıkmış zamanında: buyrun (kurucular arasında adım yer almıyor evet:( ). Lakin hem gündelik işimdeki artan sorumluluğum hem de bir girişim kurmanın kendi zorlukları birleşince maddi manevi devam etme isteğim kalmadı ve bu girişimden ayrılmak zorunda kaldım. Gerçekten hem çok eğlendiğim hem de inanılmaz şeyler öğrendiğim bir dönemdi ama bir süreliğine başka şeylere öncelik vermeye karar verdim.

Evet, şimdi yazıyı okuyunca ben kaçıp kendimi kurtarmış gibi hissettim gençler:). Herkese iyi seneler!