Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Tarla Kuşuydu Juliet ve Gönlümdeki Osman Hamdi

Üç tiyatro ve üç farklı dünya. Temelleri aynı ama bir o kadar da birbirinden farklı. Bu yazıda üç oyundan birden söz edeceğim sizlere çünkü yerimiz dar:p.

İlk olarak Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi’nden bahsetmek istiyorum. Bu oyuna resmen şansa gittik. Esasında ben Bir İntiharın Provası oyununa bilet almıştım ama sahneyi karıştırmışım : ). Olur öyle arada Harbiye sahnesini Haldun Taner’le karıştırmışım. Allahtan son dakikalarda yer açıldı da girdik oyunumuza.

işte galata köprüsü

Oyun Ziya Osman Saba’nın anı parçalarından oluşuyor. Her anı geçişinde dekorun değişmesinden önce oyuncunun güzel sesinden de bir şarkı dinliyoruz. Biraz nostaljik ve karamsar bir oyun ama İstanbul ile ilgili kısımları insanı büyülemeye yetiyor. Örneğin Galata Köprüsü’nü o kadar güzel anlatmış ki oyundan sonra köprüden geçerseniz kesinlikle 30’lu yıllarda o köprünün nasıl bir yer olduğunu hayal edebileceksiniz. Oyuncunun olayı yaşaması gerçekten başarılı olmuş, resmen çıkışta adamcağız için üzüldüm ve bu Ziya Osman’ın nasıl bir derdi varmış diye merak ettim. Ayrıca oyunun bir perde olduğunu da ekleyeyim, gitmek isteyenler akşamın devamına da program yapabilirler.

Gelelim ikinci oyunumuza. Valla hemen söyleyeyim Tarla Kuşuydu Juliet’e bayıldım. Bir kere hikaye gayet güzel: Romeo ve Juliet’in Shakespeare’in tasarladığı gibi ölmediği bir dünya… O efsanevi aşkın ne hale geldiğinin komedisi.. Ve Shakespeare’in buna itirazı;). Romeo ve Juliet’in de Shakespeare’e itirazları;). Ayrıca bu oyunumuz da bir çeşit müzikal. Hem de ne müzikal:). Oyuncuların her biri sahnedeki tüm müzik aletlerini kullanıyorlar neredeyse ve şarkılar da oldukça eğlenceli. Özellikle başrol oyuncusu ve yönetmen Engin Alkan’ın performansı muhteşem. Ayrıca Shakespeare karakteri de inanılmaz!!! (Bu arada İBB’nin Harbiye Sahnesi de çok şahane güzelmiş 😉 ) Sonuç olarak çok güzel bir komedi ve kadın-erkek ilişkilerine dair çok çarpıcı esprili tespitleri var.

Son oyun olarak da Gönlümdeki Osman Hamdi Bey’i izledim. Açıkçası kendisini eskiden Kaplumbağa Terbiyecisi’nden biliyordum. Ama daha sonra belki şu anda da devam etmekte olan Osman Hamdi ve Amerikalılar sergisi sayesinde daha iyi tanıdım. Öğrendik ki kendisi Türkiye’nin ilk önemli ressamlarından ve belki de daha önemlisi ilk arkeleoglarından imiş. Onun sayesinde Anadolu’da ve Mezopotamya’daki bir çok eser koruma altına alınmış. Bu oyunda da onun hayat hikayesini ve kuzeni Esma’nın ona duyduğu hisleri izliyoruz. Yani önemli sanatçı ve bilim adamı Osman Hamdi’nin özel hayatını da öğreniyoruz, evliliklerini Fransızlarla yaptığını, İstanbul’a karşı duyduğu sevgiyi ve aşkı. Bu oyun diğer iki oyuna göre biraz sönük olsa da, tarihimiz açısından çok önemli bir kahramanı tanıtması açısından izlenmesi gereken bir oyun.

Bu arada bu oyunların hepsi Şehir Tiyatroları’nda çok ucuz bilet fiyatlarıyla oynuyor, tiyatroya azıcık ilgi duyanlar kaçırmasın diyeceğim de o zaman da bilet bulmak çok kasıyor, ondan demiyorum:). İyi seyirler.