Birinci sene-i devriye

Herkese merhaba,

Bu blogda resmen bir sene geçirmişim, hatta daha fazlası geçmiş bile. Yazmaya başlarken gerçekten bir sene yazar mıyım diye düşünmemiştim ama kendimi ifade etmemin vaktinin de geldiğini biliyordum. Dolayısıyla çeşitli konularda yazarak bir seneyi doldurdum, umarım birilerine bir fayda sağlayabilmişimdir.

Şimdi ise bu bir senenin muhasebesini yapmanın zamanının geldiğini düşünüyorum. Bu bir senede neler oldu, neler yaptık, neler yapabilirdik şeklinde kısa bir özetlemeye girişeceğim izninizle.

Öncelikle herşey askerliğim sırasında başladı diyebilirim, tüm bu blog fikri, bu sene boyunca yapacaklarımın hepsinin tohumları aklıma bu evrede düştü.  Sonuç olarak herşey gelişmeye müsait biçimde İstanbul’a döndüm.

Askerden sonra iş bulma safhasının ardından kendi evimi kurmamın zamanı gelmişti. Geçen sene yine bu zamanlarda, hala oturmakta olduğum evimi kiraladım. Kendi evinde oturmak neymiş, derdi sıkıntısı neymiş, ev arkadaşlığı vs bu evrede öğrendim. İnsanın kendini hem daha özgür hem de daha az özgür hissedebilmesini tattım adeta. Arada aksiyon olsun diye evi bile soydurduk ki, deneyimimiz tam olsun. Bu arada bir uyarı imkanınız varsa Emniyetevler’de oturmayın hele ki sokağa bakan bir evde kesinlikle oturmayın.

Ayrıca gene askerliğimi yaparken normal iş yaşamının insanı tatmin etmesini beklemenin aptallık olmasa da fazla iyi niyetlilik olduğunu fark ettim. Bu sebeple askerden dönünce kendi projelerime da ağırlık vermeye karar vermiştim. Bunun üzerine arkadaşım Fatih Dönmez ile enteresan bir şekilde bir kader birliğine girdik ve ilk meyvesini WishJoin olarak aldık. WishJoin adı tam olarak yaptıklarımızı aktarmıyor ne yazık ki. Biz bu sitede insanların dilek dileyebilmesinin yanında kendilerine hedefler belirlemelerini ve yakın arkadaşları ile kolay etkinlikler açabilmelerini hedefledik. Sitenin neler yaptığına daha yakından bakmak için buraya göz atabilirsiniz. Diğer yandan tek atımlık olmadığımızı da yakında kanıtlamak niyetindeyiz. Bizi izlemeye devam edin.

Ayrıca askerde ilerisi için düşünürken acaba akıllı cihazlara mı yönelmeliyim yoksa web teknolojileri üzerinden mi devam etmeliyim şeklinde sorgulamalar yapıyordum. Bu bir sene gösterdi ki bu iki teknolojinin artık birbirinden ayrılması çok zor görünüyor ve birinde en azından yeterlilik sahibi diğerinde ise uzman olmak gerekiyor. Ayrıca bir de cloud teknolojileri var ki onlara ayrı bir yazıda değinmek gerekiyor.

Diğer yandan iş yaşamında yine enteresan bir sene yaşadım. Askerden geldiğimde başladığım Parkyeri bana bir çok konuda öğretmenlik yaptı, yazılıma bakışımı kökünden değiştirdi. Sayelerinde yazılımı artık daha çok seviyorum, elimden geldiğince özgür yazılım kullanıyorum ve windows tekelinden en azından kendimi kurtarmış vaziyetteyim. Ama ne yazık ki işler o tarafta benim istediğim gibi gitmedi. Genellikle maddi konulardan ötürü iş değiştirmek zorunda kaldım ve Pozitron‘a geçtim. Bu geçişi yaparken 4 senedeki 4. işime başlamış bulunuyordum ve resmen kendimi sorgulamaya başlamıştım. Uyumsuz muyum ben neyim ulan diye merak ediyordum. Neyse ki daha ilk görüşmemizde Fırat ve Mete ile çok iyi anlaşmaya başladık ve diğer tüm çalışanlar ve ortamla o şekilde iyi gitmeye devam ediyor. Mümkün olan tüm çalışma ortamı özgürlüğünü mühendislerine tanımaya çalışan bir şirket Pozitron. İş arayanlara da tavsiye ederim anlayacağınız gençlik.

Bu senenin biraz daha kendime dönük konularına girmek istiyorum. İlk olarak bu sene sadece bir dövme yaptırabilmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyorum. Yapmak istediğim o kadar desen var ki.. Ama ne bunun için detaylı düşüneceğim vakti ne de gerekli parayı bulabildim :). Sağlık konusunda ise inişli çıkışlı ama genellikle monoton artan bir grafik çiziyorum gençler. Karatay diyeti sayesinde 87 kilodan 75-74 kilolara indim. Gerçi daha kilo verir miyim diye de tırsmaya başladım ama ekmek dondurma falan girdik diyete, toparlarım heralde ufaktan. Arada nargileyi de sigarayı da bir kaç kez bıraktım ama tam muvaffak olamadım. An itibariyle ne sigara ne de nargile içiyorum ve bu şekilde devam etmeyi temenni ediyorum. İşin bir de ispanyolca kısmı var tabii. Özetlemek gerekirse me gusto espanol pero no tengo tiempo para asistir un curso de espanol. Tambien tengo estudiar mas y practicar con la gente que hablan espanol. İnşallah diyoruz tabii.

Herkese iyi günler!